SON DAKİKA
--:--:--

Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu… Adaylardan hukuksuzluklara karşı etkin mücadele , temsil sistemi ve ekonomik sorun vurgusu

Ankara Barosu’nun 69. Olağan Genel Kurulu’nda başkan adayları Funda Şahin, Mehmet Zeki Kaplan ve Doğukan Kozan, baronun yönetim anlayışını eleştirirken, avukatların yaşadığı sorunlara dikkati çekti. Avukat Hakları Grubu adayı Şahin, hukuksuzluklara karşı etkin mücadele ve hesap verebilirlik çağrısı yaptı. Demokrat Avukatlar Değişim Grubu adayı Kaplan, “DSA Grubu’nun hiçbir sorunu çözdüğünü görmedik” ifadeleriyle mevcut yönetimi eleştirdi. Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu adayı Kozan ise baroda nispi temsil sistemini savunarak, avukatların ekonomik sorunlarının çözülmesi, adliyelerdeki çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yönetimde şeffaflık vaadinde bulundu.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu… Adaylardan hukuksuzluklara karşı etkin mücadele , temsil sistemi ve ekonomik sorun vurgusu

(ANKARA) – Ankara Barosu’nun 69. Olağan Genel Kurulu’nda başkan adayları Funda Şahin, Mehmet Zeki Kaplan ve Doğukan Kozan, baronun yönetim anlayışını eleştirirken, avukatların yaşadığı sorunlara dikkati çekti. Avukat Hakları Grubu adayı Şahin, hukuksuzluklara karşı etkin mücadele ve hesap verebilirlik çağrısı yaptı. Demokrat Avukatlar Değişim Grubu adayı Kaplan, “DSA Grubu’nun hiçbir sorunu çözdüğünü görmedik” ifadeleriyle mevcut yönetimi eleştirdi. Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu adayı Kozan ise baroda nispi temsil sistemini savunarak, avukatların ekonomik sorunlarının çözülmesi, adliyelerdeki çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yönetimde şeffaflık vaadinde bulundu.

Ankara Barosu’nun 69. Olağan Genel Kurulu’nun ilk gününde adayların konuşmaları tamamlandı.

Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde ilk olarak Avukat Hakları Grubu Ankara’nın adayı Funda Şahin konuştu.

Şahin, konuşmasına 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anarak başladı. Ankara Barosu’nun nasıl bir hukuk düzeninde ve avukatlık mesleğinde sorumluluk üstleneceğinin belirlenmesi için toplandıklarını belirten Şahin, “Cumhuriyet’in hukukçuları olarak biliyoruz ki Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet hukuktur. Cumhuriyet eşit yurttaşlıktır. Cumhuriyet bağımsız yargıdır. Cumhuriyet özgür savunmadır” dedi.

AHG ADAYI ŞAHİN: “MÜCADELE BAROYLA VERİLİR”

Şahin, son iki dönemin Ankara Barosu yönetimini eleştirerek, “Cumhuriyet’i savunmadığı, savunmak şu güne dursun savunanları da savunmadığı son derece açıktır” ifadelerini kullandı. Avukatların ekonomik sorunlarına da değinen Şahin, genç avukatların büro kirası, işçi avukatların emeğinin karşılığını alamaması, işveren avukatların bürolarını ayakta tutma mücadelesi ve emekli avukatların ekonomik güçlükler gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Şahin, “Avukat ekonomik bağımsızlığını kaybederse savunmanın bağımsızlığı da kaybolur. Savunmanın bağımsız olmadığı yerde ise yargı bağımsızlığından söz etmekte zaten abesle iştigal kalır” dedi.

Şahin, “Avukatın ekonomik meselesi yalnızca avukatın cebinin meselesi değildir. Hukuk devletinin meselesidir” ifadelerini kullandı. Baronun yalnızca ruhsat veren, aidat toplayan veya sosyal etkinlik düzenleyen bir kurum olmadığını belirten Şahin, sorunların tespit edilmesi, veriye dönüştürülmesi ve çözüm için ilgili kurumların karşısına çıkılması gerektiğini söyledi.

“AÇIKLAMA DEĞİL, SONUÇ SORUYORUZ”

Şahin, Ankara Barosu’nun faaliyetlerinin yalnızca açıklama ve ziyaretlerle ölçülemeyeceğini belirterek, “Hangi sorun çözüldü, hangi haksız uygulama kaldırıldı, hangi meslektaşımız somut bir kazanım elde etti” diye sordu. “Artık yalnızca kaç açıklama yayımladığınızı anlatmayın” diyen Şahin, “Açıklama değil, sonuç soruyoruz” ifadelerini kullandı. Şahin, baronun kurumsal ağırlığının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Ankara Barosu’nun o kurumsal ağırlığı nerede” diye sordu. Baro yönetiminde şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik vurgusu yapan Şahin, “Seçimi bir grup kazanabilir; ama baro bütün avukatlarındır” dedi.

“AVUKATLIK YASASI AVUKATSIZ YAZILAMAZ”

Avukatlık Kanunu’nda yapılması gündemde olan değişikliklere de değinen Şahin, düzenlemelerin avukatların katılımıyla hazırlanması gerektiğini belirterek, “Avukatlık Yasası avukatsız yazılamaz” dedi. Yeni Ankara Adliyesi’nin planlanmasına da değinen Şahin, avukatların adliyeye erişimi, müvekkilleriyle görüşme koşulları, dosya inceleme imkânları, engelli avukatların ve çocuğuyla adliyeye gelmek zorunda kalan avukatların ihtiyaçlarının proje aşamasında dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“TUTUKLAMA CEZAYA DÖNÜŞEMEZ”

Savunma hakkına yönelik ihlallere de değinen Şahin, avukatların gözaltına alınması ve tutuklanmasına ilişkin olarak, “Hakkındaki iddia ne olursa olsun, her avukatın masumiyet karinesi vardır. Lekelenmeme hakkı vardır. Kişisel verilerinin korunması hakkı vardır. Adil yargılanma hakkı vardır” dedi. Şahin, Selçuk Kozağaçlı ve Mehmet Pehlivan’ın cezaevinde bulunduğunu belirterek, “Biz mahkeme değiliz. Suçluluk kararı vermiyoruz. Ama hukukçu olarak şunu söylüyoruz: Tutuklama cezaya dönüşemez. Avukat müvekkiliyle özdeşleştirilemez. Savunma faaliyeti suç delili gibi gösterilemez. Masumiyet karinesi nezaket değildir. Anayasal güvencedir” dedi.

“BİZ YÖNETİM ANLAYIŞINI DEĞİŞTİRMEYE ADAYIZ”

Şahin, avukatların haklarının korunması konusunda baronun yalnızca kınama açıklaması yapmakla yetinmemesi gerektiğini belirterek, “Dosyayı takip eder. Duruşmaya gider. Hukuka aykırılık görüyorsa adını koyar” dedi. Şahin, şunları söyledi:

“Ben size kusursuz bir yönetim vaat etmiyorum. Ancak bir yönetim anlayışı vaat ediyorum: Ulaşılabilir olacağız, eleştiriye açık olacağız, her harcamayı ve her tercihi açıklayacağız. Yanıldığımızda yanlışımızı kabul edecek, meslektaşımızın haklı eleştirisini kişisel husumete dönüştürmeyeceğiz. Bu baroyu bir kişinin, bir çevrenin, bir grubun değil, bütün avukatların ortak emeğiyle yöneteceğiz. Bir gün bu görevler sona erecek. Makamlar, unvanlar, seçim afişleri geride kalacak. O gün bir genç avukatın “Benden önce gelenler bana yalnızca sorun değil, mücadele imkânı da bıraktı” demesi, benim için bütün makamlardan daha değerlidir. Bir meslektaşımız adliye koridorunda haksızlığa uğradığında arkasına dönüp barosunu görebiliyorsa, doğru yoldayız demektir.

Bir tek genç meslektaşımız yarınından korktuğu sürece işimiz bitmeyecek. Bir tek işçi avukat emeğinin karşılığını alamadığı sürece işimiz bitmeyecek. Bir tek kamu avukatı sesinin duyulmadığını düşündüğü sürece işimiz bitmeyecek. Bir tek meslektaşımız savunma görevi nedeniyle tehdit edildiğinde, bir tek kadın yaşamından endişe ettiğinde, bir tek yurttaş hukuka ulaşamadığında sorumluluğumuz devam edecek.
Ben bugün sizden yalnızca oy istemiyorum. Seçimin ertesi günü de barosuna sahip çıkan; yönetenleri denetleyen, kurullarında çalışan, eleştiren, öneren ve gerektiğinde itiraz eden meslektaşlarımın iradesini istiyorum. Çünkü bizim hedefimiz yalnızca yönetimi değiştirmek değildir.”

DEĞİŞİM GRUBU ADAYI MEHMET ZEKİ KAPLAN: “DSA GRUBU’NUN HİÇBİR SORUNU ÇÖZDÜĞÜNÜ GÖRMEDİK”

Şahin’in ardından Demokrat Avukatlar Değişim Grubu’ndan Mehmet Zeki Kaplan konuştu. Kaplan, özetle şunları söyledi:

“Son 50 yıla baktığımız zaman DSA Grubu’nun hiçbir sorunu çözdüğünü görmedik. Onların amacı mesleğinin sorunlarını çözmek değil, onların amacı mesleğin sorunlarını konuşmakta değil. 25 yıl önceki sorunlar neyse aynı sorunlar hala devam ediyor. Bunları konuşmaya gerek yok çünkü bu sorunları herkes biliyor. Ancak çözme iradesi yok, kimsenin çözme iradesi yok. Aralarında ‘sen mi yöneteceksin ben mi yöneteceğim’ sorunu var sadece. Binlerce üyesi olan baroda seçimlere çok az insan katılıyor, katılmasını da istemiyorlar. Genç yaştaki avukatlar buraya gelmesin istiyorlar çünkü rahatları bozulacak.

“BANA ‘SİZİN BARO LGBTİ SAVUNUYOR’ DİYORLAR, BENİ NEDEN REZİL EDİYORSUNUZ?”

Çok rahatım çünkü burada oturan herkes aynı gruptan, 30 yıl önce de siz vardınız. Ulus’ta avukatlara yerleşke verilmiş ben Sincan’da ofisinin kirasını ödemeyemezken siz neredeydiniz? Bizim bu grubu kurmamızın ve aday olmamızım tek bir nedeni var, o da samimiyet. Burada bazı gruplarda samimiyet var ama DSA’da hiç yok. Yönetemiyorsunuz, bırakın. Bırakmıyorsanız da bıraktıracağız.

Kendi işimiz dışında açıklama yapıyoruz. Vallahi herkes bizden nefret ediyor bu yüzden. Biz sizi samimi gördüğümüz zaman oy verdik. Ama şu an bu yok ve biz de çıktık. Mesleğin onurunu yerine getirmek için çıktık. Ben Anadolu çocuğuyum taşra, avukatıyım ve Diyarbakırlıyım. Mesela Diyarbakır’a gittiğimde bana diyorlar ki ‘Sizin baro LGBTİ savunuyor’, bana ‘Baronuz şöyle bir açıklama yapmış’ diyorlar. Yav beni neden rezil ediyorsunuz? Herkesin hakkı vardır ona bir şey demiyorum ama bizim işimiz değil.

Değişim Grubu olarak biz değişim istiyoruz, devrim istiyoruz ve tüm sorunları çözecek kabiliyete sahibiz. Çünkü samimiyiz DSA’nın samimi olmadığını biliyoruz. Bana oy vermeyecekseniz de samimiyetle söylüyorum gidin TÜMAG’a verin, gidin Avukat Hakları Grubu’na verin.”

TÜMAG ADAYI KOZAN: “BUGÜN YÖNETİMDE TEK BİR MUHALİF ÜYE YOK”

Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu başkan adayı Doğukan Kozan ise konuşmasında, baronun temsil yapısı, avukatların ekonomik sorunları ve adliyelerde karşılaştıkları güçlüklere değinirken, seçilmesi durumunda hayata geçirmeyi planladıkları projeleri anlattı.

Baronun temsil yapısını eleştiren Kozan, geçen seçimde Mustafa Köroğlu’nun 4 bin 544 oy aldığını ve yaklaşık 26 bin meslektaşı temsil ettiğini belirtti. Kozan, bu tablonun levhadaki üye sayısına göre yaklaşık yüzde 17’lik bir oyla yüzde 83’ü temsil etmek anlamına geldiğini söyledi. Kozan, şunları söyledi:

“Ankara Barosu’nu öyle bir hâle getirdiler ki meslektaş ‘Baro ne işe yarar ki?’ diye düşünüyor. Öyle bir hâle getirdiler ki bazı meslektaşlar bir grubun ön seçimini genel seçim sanıyor. Öyle bir hâl ki meslektaşta umut bırakmadılar, değişim inancı bırakmadılar” diye konuştu. Baro organlarının seçiminde nispi temsil sisteminin esas alınmasını savunan tek grubun kendileri olduğunu öne süren Kozan, “Nispi temsil, her şeyi kazanma şansını kaldıran bir sistemdir. Çünkü bir meslek örgütünün yönetimi, oyun yarısını dahi alamayan bir listenin tamamına teslim edilemez. Bugün yönetimde tek bir muhalif üye yok. Bu, bir başarı değil; bir kapanmadır.”

Avukatların ekonomik sorunlarına değinen Kozan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) günün ekonomik koşullarına uygun olmadığını kaydetti. Ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 65 bin liralık ücretin, istinaf ve Yargıtay süreçleriyle beş ya da on yıl sürebilecek bir mücadelenin karşılığı olduğunu belirten Kozan, “Her ay bir ağır ceza dosyası alan avukat bile geçinemiyor. Geçimden bahsediyorum meslektaşlarım; barınma ve beslenme gibi en temel ihtiyaçların karşılığından bahsediyorum” dedi.

“ADLİYE’NİN HER KORİDORUNDA AVUKATIMIZ ÖZGÜRCE MESLEĞİNİ YAPANA DEK DURMAK YOK”

Adliyelerdeki çalışma koşullarını da gündeme getiren Kozan, Sıhhiye Adliyesi’nde avukatların geçişine kapalı koridoru eleştirdi. Koridorda Cumhuriyet savcılarının odalarının ve korumaların, ana binada ise X-ray cihazları ve güvenlik görevlilerinin bulunduğunu belirten Kozan, buna rağmen koridorun hangi gerekçeyle kapatıldığını sordu. Ankara Barosu’nun yaşananların farkında olup olmadığını sorgulayan Kozan, “Başkanlık makamı, korku makamı değildir. Adliye’nin her koridorunda avukatımız özgürce mesleğini yapana dek bizde durma olmayacak. Tutanak da tutarız, şikâyet de ederiz, dava da açarız. Biz avukatız avukat! Yargının kurucu unsuruyuz” ifadelerini kullandı.

İLK 100 GÜN, İLK YIL VE İKİ YIL İÇİN TAKVİM AÇIKLADI

Vaatlerini belirli bir takvime bağlayan Kozan, seçilmeleri durumunda ilk 100 günde nöbetçi yönetim kurulu üyesi uygulamasını ve 7/24 acil savunma hattını başlatacaklarını, “Avukatın Sesi” platformunun ilk sürümünü açacaklarını ve ilk aylık bütçe raporunu yayımlayacaklarını söyledi.

Kozan, aynı dönemde komisyon başvurularını ilanla açacaklarını, yeni adliye kampüsü için izleme masası kuracaklarını ve avukat milletvekilleriyle ilk buluşmayı gerçekleştireceklerini belirtti. İlk yılın sonunda levhadaki her avukata ücretsiz içtihat ve mevzuat erişimi sağlamayı, kayıt ücretini mesleğin ilk üç yılına göre kademelendirmeyi ve CMK ücretleri için baro garantörlüğünde faizsiz erken ödeme havuzunu işler hâle getirmeyi hedeflediklerini ifade eden Kozan, adliyeler arasında ring ve nöbetçi kurye hattı kuracaklarını, en az üç adliyede uydu çalışma istasyonu açacaklarını ve grup tamamlayıcı sağlık sigortası protokolü imzalayacaklarını söyledi.

Vaatlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin izlenebilmesi için ilk 100 günün sonunda ve yıl sonunda rapor yayımlayacaklarını belirten Kozan, “O raporda ‘başlatıldı’, ‘sürdürülüyor’, ‘çalışmalar devam ediyor’ gibi ifadeler kullanmayacağız. Bitti ya da bitmedi yazacağız. Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki hesap vermekten kaçınan bir yönetim, hesap sormanın meşruiyetini de zayıflatır” diye konuştu.

“BİZE OY VERMEYEN DE AYNI HİZMETİ ALACAK”

Seçilmeleri hâlinde baroyu yalnızca kendilerine oy verenlerin barosu olarak görmeyeceklerini belirten Kozan, “Bu baroyu kazanan tarafın barosu saymayacağız. Bize oy vermeyen meslektaşımız da bize oy veren meslektaşımızla aynı hizmeti, aynı gün, aynı saatte alacaktır. Başvurusunun kime oy verdiğini kimse ilgilenmeyecek” dedi.

Genel Kurul, yarın seçimlerin yapılmasıyla tamamlanacak.

Yorum Yap

Benzer Haberler
Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu… Adaylardan hukuksuzluklara karşı etkin mücadele , temsil sistemi ve ekonomik sorun vurgusu
Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu… Adaylardan hukuksuzluklara karşı etkin mücadele , temsil sistemi ve ekonomik sorun vurgusu
Halis Dokgöz’ün yeni kitabı “Temastaki İz Ayrıntıdaki Şeytan” okurla buluştu
Halis Dokgöz’ün yeni kitabı “Temastaki İz Ayrıntıdaki Şeytan” okurla buluştu
Riyad ve Abha’daki havalimanlarına saldırı… AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: “Bölgesel istikrarı hedef alan terör eylemleri asla kabul edilemez”
Riyad ve Abha’daki havalimanlarına saldırı… AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: “Bölgesel istikrarı hedef alan terör eylemleri asla kabul edilemez”
10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılı… DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış Derneği: “Adalet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz”
10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılı… DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış Derneği: “Adalet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz”
Resmi Gazete’de yayımlandı: “Sosyal ağ sağlayıcı, onbeş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz”
Resmi Gazete’de yayımlandı: “Sosyal ağ sağlayıcı, onbeş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz”
İller Bankası’nın sermayesi 250 milyar liraya çıkarıldı
İller Bankası’nın sermayesi 250 milyar liraya çıkarıldı
Ölüdeniz'den Babadağ'a, Haberin Nabzı
Fethiye Nabız

Fethiye Nabız, “Ölüdeniz’den Babadağ’a, Haberin Nabzı” anlayışıyla bölgenin dört bir yanından yükselen gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Fethiye’nin ritmini yakından hissettiren güçlü bir haber platformudur.

2026 Fethiye Nabız © Tüm hakları saklıdır. Fethiye Nabız